Futbol, basketten daha büyük dalgalanma yaratıyor. Malta ile berabere kalmamızın ardından ortaya çıkan karmaşa neredeyse gemiyi batıracaktı. İşler böyle olunca önceki günkü Macaristan maçı büyük ‘ehemmiyet’ kazandı... Milliyet Gazetesi’nin demirbaşlarından futbol fanatiği dostum
Tahir Özyurtsever epeydir göz ucuyla uzaktan izlediğim sporun içine beni çekerek, alışkanlıklarımı değiştirmek istiyor.
Fenerbahçe-Gaziantepspor maçına da o davet etmişti beni. Önceki günkü milli maça da o götürdü. Doğrusu coşkuyu sevdiğim için ben de fazla direnmedim...
*** Direnmedim çünkü bu topraklarda futbol, ilgilenmesen de habersiz yaşayamayacağın bir salgın. Türkiye-Macaristan maçı, bizler için 1956 yılındaki unutulmaz maçın anımsanması demek... O maçı da kazanmıştık. Lefter’in oyunu... Efsanevi Macar oyuncusu Puşkaş. Locaya yerleştiğimizde kırmızı-beyaz İnönü Stadyumu kıpır kıpırdı. Tahir, önemli ipuçlarını vermeye başladı: ‘Bizim takımın belkemiği şu zenci Aurelio, Türk vatandaşı olmuştu hani...’
0 yorum:
Yorum Gönder